
Festivale katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Aksoy, Batalhöyük Tepesi’nde hazırlanan alanda, yöresel kıyafetler giyerek fıstık bahçesinde hasat gerçekleştirdi. Daha sonra şire yapımı için çizme giyerek üzüm ezen Ersoy, cevizli sucuk için hazırlanan ürünleri şireye batırdı.
Ersoy’un yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yöresel kıyafetleri çekti. Şahin, Bakan ile birlikte fıstık toplayıp, patlıcan oydu. Kurutmalık patlıcan ve kabağın hazırlandığı alanı gezen Ersoy, bir süre izlediği işlemleri kendi de yapmayı denedi. Ersoy baharat ve peynircilik müzesi de açtı. “Bugün gastronomi dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri Gaziantep” diyen Ersoy “Bu açıdan Gaziantep’in gastronomi turizminden daha yüksek pay alabilmesi, potansiyelinin doğru yönetilmesi ve dünya kentleriyle rekabet edebilmesi açısından bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Peynircilik Müzesi de şu an içinde bulunduğumuz Baharat Müzesi de büyük önem taşımaktadır. Gaziantep, kültürü, gastronomisi, tarihi ile bir cazibe noktası. Ülkemizde en çok gastronomi ürünü ihraç eden şehirlerin başında Gaziantep geliyor. Baklava ve fıstık gibi ürünler bunların en güzel örnekleri” dedi.
BU TÜR ORGANİZASYONLAR ÖNEM TAŞIYOR
Ülke içindeki turist haraketliliğini yaygın hale getirmek istediklerine işaret eden Ersoy, “Türkiye’nin her yerine ziyaretçi getirmek istiyoruz. Bu anlamda merkezden yaptığımız çalışmalar ne kadar önemli olsa da yerelde yapılan organizasyonlar ayrı bir önem taşıyor. Bu anlamda yapılan çalışmaları çok önemsiyoruz.” diye konuştu.
GAZİANTEP ÖZEL BİR ŞEHİR
Gaziantep’in çok sayıdaki değerini tescil ettirdiğini, bunun da turizm için önemli bir değer olarak öne çıktığını belirten Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Gaziantep olarak yeni bir trend başlattınız. Çok sayıda tescilli ürününüz var. 100 yılda 100 tescilli ürün dediniz. Bu trendin diğer şehirlere yayılmasını istiyoruz. Burada Gaziantep’in ayrıştığı özellik de var aslında. Tescilli ürün trendi yanında birbirinden lezzetli yemekleriyle de dikkati çekiyor. Ayrıca arkeoloji ve kültürüyle dikkati çekiyor Gaziantep. Gaziantep şimdi de gastronomi alanında öne çıkıyor. Gastronomi alanında birçok ürünü ihraç ediyor. Artık dünyaya ürünler gidiyor. İnşallah bu tarz çalışmaların 81 ilde artarak yayılması için bakanlık olarak destek vermeye devam edeceğiz. Her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” Bakan Ersoy, Türkiye ve tüm şehirleri için aralıksız çalıştıklarını aktararak, yerelde yapılan bu tür organizasyonların da işlerini daha kolay hale getirdiğini kaydetti.
RAYİHA BAHARAT MÜZESİ AÇILDI
Bakan Ersoy, Gaziantep Büyükşehir Belediyesince hizmete alınan Rayiha Baharat Müzesi’nin açılışında, sadece Gaziantep için değil aynı zamanda ülkenin gastronomi turizmine de katkı sağlayacağına inandığı Baharat Müzesi’ni önemsediklerini dile getirdi. Turizm beklentilerinde büyük değişimlerin yaşandığını anlatan Ersoy, şöyle konuştu: “Eskiden turizm dendiğinde insanların aklına ilk olarak deniz, kum ve güneş geliyordu. Ancak bu eğilim devam etmekle birlikte artık dünyanın dört bir yanında insanlar farklı turizm alternatifleri için de seyahatler gerçekleştirmeye başlamış durumdalar. Bu süreçte gastronomi turizmine yönelik ciddi bir ilgi oluşmaktadır. Yöresel mutfak, yeme içme alışkanlıkları, farklı tatlar bir kültürü tanımanın önemli bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Yemek ve kültür arasında gelişen güçlü bir ilişkiden söz ediyoruz. Bugün dünyadaki turizm hareketliliğinde gastronomi turizmi çok önemli bir yer tutmaktadır.”
İLGİ ALANLARA DEĞİŞİYOR
Bu ilginin bir yandan medyanın bu alanlara yönelmesine neden olduğunu belirten Ersoy, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye de dahil dünyanın birçok ülkesinde mutfak kültürü temalı programlar en çok takip edilen programlar arasında yer alırken gastronomi bölümleri üniversitelerde de en çok tercih edilen programlar arasında yer almaktadır. Bizler de bakanlık olarak ülkemizin tanıtımına ayrı bir önem veriyoruz. Dünyanın en etkili tanıtım yapan ülkesiyiz. 200 ülkede televizyon ve dijital dünya olmak üzere hedef pazarlarımızda ülkemizi tanıtıyoruz. Alanında dünyanın en başarılı dijital platformlarından biri olan ‘Go Türkiye’ portalımız üzerinden de kültür ve turizm sahasında sahip olduğumuz her ayrıcalığı, özgünlüğü ve değeri tüm dünyaya anlatıyoruz.”
ÇOK HEYECANLANDIM
Bakan Ersoy, tarihi ve kültürel mirasın ayağa kaldırılması kadar medeniyete ait tüm zenginliklerin büyük bir titizlik içinde gün yüzüne çıkarılmasının da önemli olduğuna vurgu yaparak, şunları söyledi: “Bugün gastronomi dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri Gaziantep. Bu açıdan Gaziantep’in gastronomi turizminden daha yüksek pay alabilmesi, potansiyelinin doğru yönetilmesi ve dünya kentleriyle rekabet edebilmesi açısından bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Peynircilik Müzesi de şu an içinde bulunduğumuz Baharat Müzesi de büyük önem taşımaktadır. İnsanlar yöresel tatların nasıl oluştuğuna, bu ürünlerin nerelerde, hangi sürelerde, nasıl yetiştiğine, bu ürünlerin yerel kültürle olan ilişkisine, dünyadaki örnekleriyle olan yakınlığı ya da farklılığı gibi konulara çok farklı düzeylerde önem vermektedirler. Bu açıdan dünyadaki en iyi örnekler arasında yer alan Baharat Müzesi gibi bir mekânın, Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin UNESCO ile başlayan gastronomi macerasına ciddi katkılar sağlayacağına inanıyorum. Sergi alanı, laboratuvarı, tadım restoranı, endemik bitkilerin incelendiği tohum bankası ve 150’ye yakın bitki ve baharatın yetiştiği bölgeye göre hikayelerin anlatılması, ayrıca, Baharat Araştırmaları Merkezinin bilimsel araştırmalar da gerçekleştirecek olması, açık söylemek gerekirse beni de heyecanlandırdı.”
GÜL: CİDDİ EMEK VAR
Gaziantep Valisi Davut Gül ise kentin eko çeşitlilik açısından zengin potansiyeli bulunduğunu söyledi. Müzenin yapımında emeği geçenlere teşekkür eden Gül, “Gaziantep her geçen gün turizmden daha fazla pay almaya başladı. Çeşit çeşit müzelerimizle kentin ve bölgenin tanıtımına ciddi katkılar sunuyoruz. Burası da sadece bir müze değil, aynı zamanda adeta bir okul gibi. Baharata dair her şey var. Ciddi emek ve bilgi var.” dedi.
ŞAHİN: BAHARAT ZENGİNİ GAZİANTEP
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de Gaziantep’in baharat konusunda zengin bir kent olduğunu söyledi. Kendilerini İpekyolu’nu kardeşlik ve kalkınma yoluna dönüştüren ecdadın taşıyıcıları olarak gördüklerini belirten Şahin, şöyle konuştu: “Bu tarih ve coğrafya bize emanet. Geçmişte aldığımız ilhamla şimdi yaşıyoruz. İnşallah torunlarımıza güzel bir gelecek bırakmak için buradayız. Dünyada çok güzel bir eko sistem var ama insan yeterince doğayı koruyamadığı için, her gün bir sorunla karşılaşıyoruz. İşte tam bunun için bu festivalin temasına ‘Sürdürülebilir gastronomi’ dedik. Bu da içerideki tohumlarla başlıyor. Burası tohumun bankası. Bereketli hilalin ortasındayız. Tohumun kıymetini bilemedik. Ana ve ata tohumlarına yeterince sahip çıkamadık. Ama biz bunu geliştirmek için çalışmalar yürüttük. Buğdayda verimlilik çok önemli. Buralarda Edesse diye ata tohumumuz var. Biz bunu çiftçiye verdiğimiz zaman yılda 300 kilogram gelen ürün birden 800’e çıktı. Olağanüstü bir rakam. Çiftçi buna sahip çıktı. Çünkü bu topraklara ait. Nanenin yüzde 70’i bu topraklarda yetişiyor.”
ÇEVREMİZİ KORUYUP ÖZE DÖNMEMİZ GEREKİYOR
Başkan Şahin, Batalhöyük’te yaptığı konuşmada, bu yıl 4’üncüsü düzenlenen GastroAntep Festivali’ni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi: “Bugün, yaklaşık 70 ülkeden katılımcı var. 300 ünlü ve Michelin yıldızlı şef burada. Bugün bir gastronomi şehrinde ne konuşuluyorsa, festivallerinde ne çalışıyorsa bunların hepsi Gaziantep’te konuşuluyor. Festivalimizin açılışına bakanımız teşrif etti. Kendisine hoş geldiniz diyorum. Bu yılki GastroAntep başlığımız, ‘Sürdürülebilir Gastronomi’. Festivalimizi bu temada yürütme sebebimiz, pandemiyle birlikte sürdürülebilir kalkınma dünyanın en büyük gündemi. Bu kalkınma türünde insani ve çevresel kalkınma çok önemli. Çevremizi koruyup öze dönmemiz lazım. Öze dönmek için de yerel mutfağımıza bakmalıyız. Bugün fıstığımızı topladık. Üzüm suyumuzu ve şiremizi yaptık. Şire deyip geçilmemeli, içerisinde üzüm suyu ile birlikte ceviz ve fındık var. Büyük bir emek var. Şire aynı zamanda büyük de bir şifa. Bu ürünün alzaymır hastalığına iyi geldiğini biliyoruz. Bunun yanı sıra kurutmalıklarımız bulunuyor. Bunların hepsi bir ekonomi, bir ihracat, bir kültür, bir döngüsel sistem. Bu döngüsel sistemde sulanabilir arazimizi vekillerimiz ve valimizle birlikte çoğaltıyoruz. Yenilenebilir enerjimizi çalışıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma temasından hareket ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
BU MÜZENİN YAPIMI BİZİM İÇİN HAYALDİ
Şahin Gaziantep’in İpek Yolu üzerinde bulunduğunu anımsatarak, “Biz İpek Yolunu kardeşlik yoluna, sevgi yoluna, kalkınma yoluna dönüştürmüş bir ecdadın bugün taşıyıcılarıyız. Bu tarih bize emanet. Bu geçmiş bize emanet. Bugün bu geçmişten aldığımız ilhamla çalışıyoruz. İnşallah torunlarımıza, geleceğimize çok güzel eserler bırakacağız. Bu müzenin yapımına başladığımızda bu bir hayaldi. Hayaldi, gerçek oldu. Biz istedik. Çünkü döngüsel bir sistem var. İnsanoğlu her gün bir başka sorunla karşılaşabiliyor. İşte tam da bunun için GastroAntep festivalinin bu yılki teması, sürdürülebilirlik oldu.”
KOÇER: VİZYONUMUZ VAR
AK Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Gaziantep’in edindiği vizyona işaret ederek, “Kendi şehrimiz için ve ülkemiz için çok önemli vizyonumuz var. Bir taraftan ülkenin en büyük 5’inci ihracatçı şehri iken 1200’e yakın işletmemizin olduğu Türkiye’nin en büyük OSB’sine sahipken, diğer taraftan gastronomi festivali yapabilen bir şehiriz.” dedi.
ÇARŞIYI GEZDİLER
Bakan Ersoy, konuşmaların ardından beraberindekilerle açılışını gerçekleştirdiği müzeyi gezdi. AK Parti Milletvekilleri Derya Bakbak, Mehmet Erdoğan, Müslüm Yüksel, Mehmet Sait Kirazoğlu, Ali Şahin ve Nejat Koçer’in de eşlik ettiği Bakan Ersoy, ayrıca Udma Peynir Müzesi’nin de açılışını gerçekleştirdi, Boyacı Mahallesi ve Bakırcılar Çarşısı’nda esnaf ziyaretleri yaptı.
BAKIR DÖVDÜ
Açılış programının ardından müzeyi gezen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, esnaf ziyaretleri yaptı. Bakan Ersoy, ziyaretler sırasında yöresel Antep peynirinin tadına baktı. Ersoy, daha sonrasında ise tarihi Tahmis Kahvesi’nde yöresel ezgiler eşliğinde menengiç kahvesi içti, ardından bakırcılar çarşısını gezdi. Bakan Ersoy, bakırcılar çarşısında bakır döverek şekil vermeye çalıştı.
HERŞEY BU MÜZEDE
Alleben Göleti kıyısında bulunan Rayiha Baharat Müzesi, yüzlerce baharat türünün aşamalarını izleme imkanı sunuyor. Baharatların tarladaki çiçek dönemini canlandıran müzede, yemeklerdeki görüntüsüne de yer veriliyor. Sergi alanı, laboratuvarı, tadım restoranı, endemik bitkilerin incelendiği tohum bankası ile baharatların tadımı için alanın da bulunduğu müzede ziyaretçiler baharatın tarihini de dinleyebiliyor.







