Vakıf Katılım Emekli Maaş Promosyonu

Bodrum’dan İstanbul’a tekne ile seyahat - GapHaberiGapHaberi

24 Nisan 2026 - 06:25

Bodrum’dan İstanbul’a tekne ile seyahat

Bodrum’dan İstanbul’a tekne ile seyahat
Son Güncelleme :

27 Ağustos 2022 - 10:21

161 views

Büyük ve güçlü Türkiye’nin son dönemde gelişen beldelerini görmek, Çanakkale Köprüsü ve 2023’te 100’üncü yılını dolduracak Lozan Antlaşması’nın 12 Adalar, Ege ve Akdeniz’deki adaların durumlarını tetkik, tahlil ve değerlendirmek üzere oğlum Hüseyin Kuran, tekne kaptanı Başaran ve Miço olan yemekleri yapıp bize bakan kızımız Firuze Fidan ile birlikte 7 Ağustos 2022’de öğle saatlerinde katamaran yelkenli teknemizle yola çıktık…

Bodrum’a hasret gidermek için gittiğimiz, çok sevdiğim kızım Elif Kuran Kıraatlı ile Tuncay’ı, Yağmur’u, Rüzgar’ı ve Sanem’i, arkadaşlarını ve büyük sanatkar Soner Olgun’u görmekten mutlu oldum. 3 günlük misafirperverliklerine çok teşekkür ediyorum.

Oradan da ayrılırken kızımın ve benim gözyaşlarım ayrılığımızın zor, sevgimizin de sonsuz olduğunu ifade etmektedir…

Şimdi de canım kadar sevdiğim Şennur’a ve sevdiklerime kavuşmanın heyecanını yaşıyorum.

AKVARYUM GİBİ KOYLARDA YÜZDÜK

Koy koy gezip durarak, denize gire gire o akvaryum gibi sularda yüzerek yolumuza devam ettik…

Didim ne kadar da büyümüş, bir belde ve ne kadar tatlı güzel olmuş…

Akşamüstü Altınkum’a geldik…

Açıkta demirledik ve o güzel akşam bitimine kadar akvaryuma benzeyen suda yüzdük..

Sonra Altınkum’da sahiline ve rıhtımına çıktık, bir de ne görelim; 30-40 sene evvel 5-10 binadan ibaret olan o Altınkum, yüzlerce turistik otele büyük bir kalabalığa ve tam bir cenneti andırır yazlık beldeye bürünmüş…

O büyük mağazalar, kalabalıklar ve çokça seyahat eden, yürüyen yerli ve yabancı turistler…

Herkesin elinde bir dondurma ve her tarafta canlı müzik, ne kadar da güzel olmuş…

Şanlıurfalı Sülo’nun 3 gezinti teknesi öyle heybetli sahilde görülüyordu ki sevinmemek, gurur duymamak mümkün değil…

İşte güzel Türkiye bu, güzel ülkem bu…

***

Sabah erken yola çıkarken yol üstünde bulunan

3-4 güzel koya girdik, yüzdük, dinlendik ve o koylara hayran kaldım ve sonradan Alaçatı’ya yakın yerde koyda geceledik…

Öğle vaktine kadar o tertemiz sularda yüzdük, o koylara hayran kaldık…

Sonra da, kalabalık mı kalabalık, güzel mi güzel Çeşme’ye yetiştik.

Şiddetli rüzgara rağmen, o çok güzelliğe sahip rıhtım ve çok kalabalık olan marinadaki lokantalar tıklım tıklım, işte Türkiye’nin güzelliği, işte Türkiye’nin büyüklüğüne güzel bir örnek daha…

Her yer, yabancı turistten kaynıyor…

Sabah yola devam ederken Doğan Bey Körfez ve sahildeki kilometrelerce denize giren insanlarla her taraf dolu. Denizin tadını çıkaran neşeli insanlar…

BÜYÜKÇEEKMECE TAVLA ŞAMPİYONUNU YENDİM

Sonra, Dikili’de yazlığı bulunan sevgili kardeşim Alaattin Kuran ve oğlu Ender Kuran’la Dikili sahilinde buluştuk. Tekneye aldığımız inşaat mühendisi olan kardeşim Alaattin’le hasret giderirken bir de teknede tavla attık ve onu yendim…

O, Büyükçekmece’de tavla şampiyonu iken ben onu Dikili’de bölgesinde mağlup ettim.

Kardeşim Alaattin’le hasret giderdikten sonra yola devam ettik, karşımızda dimdik duran, yeni yapılan, heyecan, veren gurur veren Çanakkale Köprüsü…

ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ İLE GURUR DUYDUM

Dünya’da 2’inci asma köprü, iftihar etmemek, gururlanmamak mümkün değil…

Köprü’nün altında yavaşlayarak aynen şu duayı yapmışımdır; Allah, bu güzel ve büyük eseri yapandan, hizmet edenlerden, karar verenlerden ve bundan mutluluk duyanlardan razı olsun…

Bilinmelidir ki bu büyük eserler Türkiye’nin mihenk taşıdır ve ebedidir. Onu yapanlar da ebediyen duaya muhatap olacaklardır…

Gezintimiz çok zevkli çok heyecanlı, çok tatlı geçti. Akvaryuma benzeyen koylarda denize girdiğimiz sular mutluluğumuza vesile oldu.

Kaptan’a ve Firuze kızımıza teşekkür ederken, her koyda ben ve Hüseyin yüzerken bizi kolladığı için yüzmeyen Kaptan’a “Kaptan” lakabını vermem hep gülüşmemize vesile oluyordu…

Türkiye’nin bu kadar büyümüş olması, bu kadar güçlü olması gerçekten sevindiricidir, çok büyük ve güzel eserler yapılmıştır ve her yer büyümüştür, gelişmiştir, bütün altyapları bitirilmiştir, her yer bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

Allah’a şükürler olsun…

MÜSPET BAKAN, MÜSPET DÜŞÜNÜR MÜSPET DÜŞÜNEN DE HAYATINDAN LEZZET ALIR

Gelibolu’da güneşin batışını seyrederken Çanakkale Köprüsü’nü yudum yudum içime sokarak Işıklar içinde seyretmem bana beni hatırlattı. Aşkı, sevgiyi, güzel eseri beğenip sindirmek ve takdir etmek, havanın güzelliği, hoşluğu, insanların birbiriyle birbirlerini sevmesi, Allah için her gören her şeyi güzel kabul etmek ve tatmin olmak ne kadar güzeldir…

Çünkü hadiselere müspet bakan, müspet düşünür müspet düşünen de hayatından lezzet alır…

İşte bu yolculuk bu güzel ifadeler hayatımızdan lezzet almasına vesile olmuştur.

Müteahhit oğlum Hüseyin Kuran’la bir hafta boyunca böyle bir seyahatte bulunmak, onunla doyum doyum havayı teneffüs etmek, günde üç defa sofraya oturmak, denize girmek bir baba bir oğul için mutluluk vesilesi olmalıdır…

Bunu ben yaşadım…

Oğlum Hüseyin’ime, bana bunu yaşattığı için, bu güzel anlar için çok teşekkür ediyorum…

DÜNYA İNCİSİ İSTANBUL

Gelibolu’dan sabah ayrılırken etrafımızda tarih kokuyor; Birinci Cihan Harbi…

Her iki tarafımız gülistanlıktı, yeşillikti, dağlarla, ormanlarla ve deniz kıyıları ile geçen anılardan sonra Şarköy Marmara Adası’na, oradan da Uyum Kent’ten ve Silivri’den geçerken oradakilere selam sallayarak, sevgi göndererek yolumuza devam ettik ve akşamüstü dünyanın en güzel şehri, dünya incisi İstanbul’a yani Yakuplu Marina’ya vardık…

7 günlük deniz seyahati, oğlumla baş başa denizde güzel bir seyahat, güzel bir yolculuk…

TÜRKİYE’MDE YAŞAMAK BİR RÜÇHANİYETTİR

Şununla iftihar ettim ki; Kur’an’ın bayraktarlığını yapan bu aziz milletin iftiharla yaşadığı Aziz Türkiye’mde yaşamak bir rüçhaniyettir, bir gurur vesilesidir, bir fırsattır, ALLAH’ın insanoğluna verdiği en büyük nimettir…

Birleşik Devletleri ve Avrupa sancı çekerken, sistemleri çürümüşken ve birbirinin kuyusunu kazarken, büyük ve güçlü Türkiye’deki huzur ve mutluluğu yaşamak ve Türkiye’nin dünyadaki gücünü Ortadoğu, Afrika, Balkanlar ve Kafkaslar’da hissetmek her Türk vatandaşı için şereftir ve mutluluktur…

Her yeri gelişmiş, inkişaf etmiş, maddi ve manevi kalkınma içinde olması Türkiye’de yapılan eserlerin büyüklüğünü ve gerçekliğini göstermektedir…

Allah, bu millete hizmet edenleri korusun…

Allah, bu milletin menfaatlerini her şeyin üstünde tutanları korusun…

Allah, bu aziz milleti korusun ve güvenliği ihsan etsin…

Allah, sizlerin karşısına hep böyle güzel yazılarla çıkmamı nasip etsin…

Bütün okuyucularıma sağlıklı, huzurlu, başarılı bir ömür diliyorum…

 

Avukat Mustafa Kuran

Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkan

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.